Serbest Silis (Silika) Ölçümü

Serbest Silis (Silika) Ölçümü, çalışma ortamlarında bulunan kristal silika tozlarının konsantrasyonunun belirlenmesi ve çalışanların maruziyet düzeylerinin değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilen kritik bir iş hijyeni ölçümüdür. Özellikle madencilik, taş ocakları, mermer işleme, seramik üretimi, kumlama, inşaat ve döküm sanayi gibi sektörlerde silika maruziyeti ciddi sağlık riskleri oluşturabilmektedir.

Lavin Mühendislik olarak Gaziantep başta olmak üzere Adana, Hatay, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Kilis, Adıyaman ve Osmaniye’de profesyonel serbest silis (silika) ölçümü, analiz ve raporlama hizmetleri sunuyoruz.

Uzman ekibimizle işletmelerin yasal mevzuata uyum sağlamasına, çalışan sağlığını korumasına ve meslek hastalıklarının önlenmesine destek oluyoruz.

Dünya genelinde 30 milyondan fazla çalışan her gün silika tozuna maruz kalmaktadır ve bu maruziyetin sonucu çoğunlukla geri dönüşü olmayan bir akciğer hastalığıdır: silikozis. Türkiye’de madencilikten seramiğe, inşaattan kot taşlamaya kadar pek çok sektörde çalışan işçiler bu tehlikeyle yüz yüzedir.

Serbest silis ölçümü; bu riski zamanında tespit etmenin, çalışanları korumanın ve yasal yükümlülükleri yerine getirmenin temel aracıdır. Bu rehberde şunları öğreneceksiniz:

  • Serbest silisin neden bu kadar tehlikeli olduğunu
  • Hangi analiz yöntemlerinin kullanıldığını ve neden NIOSH 7601 artık geçerli olmadığını
  • Türkiye mevzuatında belirlenen maruziyet sınır değerlerini
  • Numune alma sürecini adım adım
  • İşverenler ve çalışanlar için pratik koruyucu önlemleri

Serbest Silis (Silika) Nedir? Neden Bu Kadar Tehlikeli?

Serbest silika (SiO₂), yer kabuğunun yaklaşık %27’sini oluşturan silisyum dioksitin serbest hâlidir. Doğada üç kristal formda bulunur:

  • Kuvars (en yaygın form)
  • Tridimit
  • Kristobalit

Bu üç form birlikte kristalin silika olarak adlandırılır ve mesleki sağlık açısından asıl tehlikeyi bunlar oluşturur. Silisin amorf (cam gibi) formları ise kristal formlarına kıyasla çok daha az fibrojenik özellik taşır.

Tehlike, 0,5–5 µm çapındaki solunabilir partiküllerin akciğerlere ulaşmasıyla başlar. Bu partiküller hava yollarından süzülemeyen boyuttadır ve alveoller düzeyine kadar iner. Alveollere çöken silika partikülleri, makrofajlar tarafından temizlenemez; aksine makrofajları tahrip eder. Zamanla bu süreç, akciğer dokusunda kalıcı yara dokusu (fibrozis) oluşturan silikozise yol açar.

Silikozis üç formda seyredebilir:

  1. Kronik silikozis — 10 yılı aşkın, düşük düzeyli maruziyet sonucu yavaş gelişir.
  2. Hızlanmış silikozis — 5–10 yıllık yüksek düzeyli maruziyet sonucu ortaya çıkar.
  3. Akut silikozis — Aylar içinde aşırı yoğun toza maruz kalma sonucu hızla ilerler ve genellikle ölümcüldür.

Silikozis günümüzde hâlâ tedavi edilemeyen bir hastalıktır. Üstelik hastalık, maruziyetin sona ermesinden yıllar sonra bile ilerlemeye devam edebilir. Bu nedenle erken ölçüm ve önlem, hayat kurtarıcıdır.

Serbest Silis Ölçümü Neden Zorunludur? 

Türkiye’de serbest silis (silika) ölçümünün yasal dayanağını Tozla Mücadele Yönetmeliği oluşturur. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na dayanılarak hazırlanan bu yönetmelik, kuvars içeren işyerlerine özel yükümlülükler getirir.

Yönetmeliğe göre işverenler şunları yapmak zorundadır:

  • Risk değerlendirmesi sonucuna göre periyodik toz ölçümleri yaptırmak
  • Çalışma koşullarında değişiklik olduğunda ölçümleri tekrarlatmak
  • Ölçüm sonuçlarını Ek-1’deki mesleki maruziyet sınır değerleriyle karşılaştırmak
  • Ölçümleri, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından yetkilendirilmiş laboratuvarlara yaptırmak

Kuvars içeren tozların bulunabileceği işyerlerinde çalışanların işe girişlerinde ve çalışma süresince yılda en az bir kez ILO Uluslararası Pnömokonyoz Radyografisi Sınıflandırmasına uygun akciğer radyografileri çekilmesi de zorunludur.

Ölçüm yaptırmayan ya da sonuçları değerlendirmeyen işverenler, hem idari yaptırımlarla hem de meslek hastalığı tazminat davalarıyla karşılaşabilir.

Serbest Silis Ölçüm Yöntemleri 

NIOSH 7601’in Kaldırılması

Türkiye’de uzun yıllar kullanılan NIOSH NMAM 7601 (görünür ışık spektrofotometrisi tabanlı) yöntemi, 15 Temmuz 2017 itibarıyla yayımlayan otorite kuruluş tarafından kullanımdan kaldırılmıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İSGÜM de bu değişikliği benimsemiş; yetki almış laboratuvarlar alternatif metotlardan akreditasyon süreçlerini tamamlamakla yükümlü kılınmıştır.

Bugün Türkiye’de kabul gören başlıca iki yöntem şunlardır:

NIOSH 7602 — İnfrared (IR) Spektroskopi

Bu yöntemde filtre üzerinde toplanan toz numunesi, infrared spektroskopisi ile analiz edilir. Kuvarsın 800 cm⁻¹ bölgesindeki karakteristik absorpsiyon piklerine dayanılarak kristal silika miktarı belirlenir.

Avantajları:

  • Hızlı analiz süresi
  • Görece düşük ekipman maliyeti
  • Geniş konsantrasyon aralığında çalışabilme

Dikkat edilmesi gereken noktalar:

  • Numunede interferans oluşturabilecek maddeler (karbonatlar, feldspat) sonucu etkileyebilir.
  • Ön işlem (asit muamelesi) gerekebilir.

MDHS101/2 — X-Işını Kırınımı (XRD)

MDHS101/2 standardı, X-ışını kırınımı (XRD) tekniğini temel alır. Her kristal faz, X-ışınlarını kendine özgü bir düzende kırar; bu “parmak izi” özelliği kuvars, tridimit ve kristobalit gibi formların birbirinden ayrı olarak tanımlanmasını sağlar.

Avantajları:

  • Yüksek özgüllük — farklı kristal fazları ayrı ayrı ölçebilir
  • Karmaşık toz matrislerde daha güvenilir
  • Düşük tespit sınırları

Dezavantajları:

  • Pahalı cihaz altyapısı gerektirir
  • Uzman analitik personel şartı

Her iki yöntem de Türkiye’de akredite laboratuvarlar tarafından uygulanabilmektedir.

Numune Alma Süreci: Adım Adım 

Doğru analiz sonucu, doğru numune alma tekniğinden geçer. Yanlış numune alma, hem eksik hem de fazla maruziyet tespitine yol açabilir.

1. Adım: Toz Türü ve Uygun Metodun Belirlenmesi

Hangi kristal silika formunun ölçüleceği ve hangi analiz metodunun kullanılacağı önceden netleştirilmelidir.

2. Adım: Uygun Ekipman Seçimi

Solunabilir toz ölçümü için şunlar kullanılır:

  • Kalibrasyon belgeli kişisel pompa (dakikada 1,7–2,5 litre akış hızı)
  • 10 mm nylon siklonu (iri partikülleri eleyerek yalnızca solunabilir fraksiyonu toplar)
  • Karışık selüloz ester (MCE) filtresi

3. Adım: Filtre Hazırlama ve Tartım

Numune almadan önce filtreler nemden arındırılır ve hassas terazide boş ağırlıkları kayıt altına alınır.

4. Adım: Numune Alma

Pompa çalışanın solunum bölgesine (yaka düzeyine) sabitlenir. Numune alma süresi genellikle 8 saatlik mesai dönemidir ve sonuç zaman ağırlıklı ortalama (TWA) olarak ifade edilir.

5. Adım: Analiz

Numune filtresi akredite laboratuvara gönderilir. Filtre üzerinde biriken toz kütlesi ölçülür; ardından NIOSH 7602 veya MDHS101/2 ile içindeki serbest silis yüzdesi belirlenerek mg/m³ cinsinden konsantrasyon hesaplanır.

6. Adım: Değerlendirme

Sonuçlar, yasal maruziyet sınır değerleriyle karşılaştırılır ve risk değerlendirmesine yansıtılır.

Maruziyet Sınır Değerleri ve Yasal Çerçeve 

Türkiye’deki Tozla Mücadele Yönetmeliği Ek-1 tablosunda solunabilir kristal silika için mesleki maruziyet sınır değeri (MASV) belirlenmiştir. Kuvars için bu değer formül tabanlıdır ve % kristal SiO₂ içeriğine göre hesaplanır.

Aşağıdaki tablo uluslararası karşılaştırmalı bir bakış sunar:

Kuruluş / ÜlkeSolunabilir Kuvars Sınır Değeri
Türkiye (Tozla Mücadele Yönetmeliği)0,1 mg/m³ (TWA)
ABD — OSHA50 µg/m³ (0,05 mg/m³)
ABD — NIOSH (önerilen)50 µg/m³ (0,05 mg/m³)
AB (Direktif 2017/2398)0,1 mg/m³ (geçiş süreci)

Araştırmalar, 0,1 mg/m³ ve üzerindeki kuvars maruziyetinin silikozise yol açtığını göstermiştir. Bu nedenle gelişmiş ülkelerdeki kurumlar, sınırın 0,05 mg/m³’e çekilmesini önermektedir.

Tridimit için maruziyet sınırı, kuvars değerinin yarısı olarak uygulanır; bu da tridimitin kuvarsdan daha fibrojenik kabul edildiğini gösterir.

Maruziyet sınır değerinin aşıldığı durumlarda yönetmelik açıktır: Mesleki maruziyet sınır değerlerinin üstünde olan bölümlerde üretime yönelik olarak çalışma yapılamaz. Toz konsantrasyonu uygun değerlere düşürülene kadar o bölümde üretim durdurulmalıdır.

Risk Altındaki Sektörler ve Türkiye’den Örnekler

Silika tozu maruziyeti pek çok sektörde gizlice var olmaya devam etmektedir. Risk altındaki başlıca iş kolları şunlardır:

Madencilik ve Taş Ocağı İşletmeciliği: Kuvars taşının kırılması ve işlenmesi sırasında yoğun toz oluşur. Türkiye’nin mermer ve granit işleme endüstrisi bu bakımdan öne çıkmaktadır.

Seramik ve Cam Üretimi: Hammadde kil ve feldspat içinde önemli miktarda kristalin silika bulunur. Türkiye’nin seramik kaplama sektörü, yapılan araştırmalarda önemli silis maruziyet değerleriyle tespit edilmiştir.

Döküm ve Metal İşleme: Döküm kumları ağırlıklı olarak kuvars kumu içerir. Erimiş metal dökümü, kalıp hazırlama ve temizleme işlemleri sırasında yüksek toz konsantrasyonlarına ulaşılabilir.

İnşaat: Beton kırma, zımparalama ve kumlama işlemleri yoğun kristalin silika tozu üretir.

Kot Taşlama: Türkiye’de 2000’li yıllarda yaygınlaşan kot taşlama uygulaması, çok sayıda genç işçide silikozise yol açmış; bu meslek hastalığı ulusal gündemin önemli bir parçası hâline gelmiştir. Bu çarpıcı örnek, serbest silis ölçümünün ne denli kritik olduğunu gözler önüne sermiştir.

İnşaat Malzemeleri: Çimento, alçı ve tuğla üretiminde de silika maruziyeti söz konusudur.

Silikozis, Türkiye’de C grubu mesleki solunum sistemi hastalıkları kapsamında tanımlanmaktadır. Silikozis tanısı konan işçiler, Meslek Hastalıkları tanısı koymakla yetkili hastanelere sevk edilmeli ve durum İSGÜM’e bildirilmelidir.

Koruyucu Tedbirler: İşveren ve Çalışan Ne Yapmalı?

Silikozis önlenebilir bir hastalıktır. Ancak önlemenin tek yolu, hem ölçüm hem de kaynak kontrolüdür. Serbest silis ölçümü yapılması, tek başına yeterli değildir; ölçüm sonuçlarına göre gerçek önlemler alınması şarttır.

Mühendislik Kontrolleri (Birincil Önlem)

  • Süreç kapatma: Toz üreten işlemler mümkün olduğunca kapalı sistemlerde yürütülmelidir.
  • Lokal egzoz havalandırması (LEV): Toz kaynağında emilerek çalışma ortamına yayılmadan uzaklaştırılmalıdır.
  • Islak yöntemler: Kesme, taşlama ve kırma işlemlerinde su kullanımı toz oluşumunu önemli ölçüde azaltır.
  • İkame: Mümkün olduğunda silika içeren malzemelerin yerine daha az tehlikeli alternatifleri kullanılmalıdır.

İdari Kontroller

  • Çalışma süresi kısıtlaması: Maruz kalma süresi azaltılarak doz düşürülür.
  • İşçi rotasyonu: Yüksek konsantrasyonlu bölgelerde belirli çalışanların sürekli çalışması engellenir.
  • Eğitim: Çalışanlar ve işverenler silika tozu tehlikeleri konusunda düzenli olarak bilgilendirilmelidir.

Kişisel Koruyucu Donanım (KKD)

Mühendislik kontrolleri yeterli gelmediğinde, FFP3 sınıfı solunum maskesi kullanılmalıdır. Standart toz maskeleri (FFP1) kristalin silika için yeterli filtreleme sağlamaz.

Sağlık Gözetimi

  • İşe girişte akciğer radyografisi çekilmesi
  • Kuvars içeren ortamlarda çalışanlara yılda en az bir kez akciğer filmi
  • Erken evrede belirti saptanması hâlinde maruziyet derhal sonlandırılmalıdır

Serbest silis ölçümü; mesleki sağlık ve güvenliğin en kritik parametrelerinden biridir. Yalnızca yasal bir yükümlülük değil, insan hayatını doğrudan etkileyen bir uygulamadır.

Yapılması gerekenler sırayla şöyledir:

  1. Kuvars içerme riski olan tüm işyerlerinde akredite laboratuvara numune alma yaptırmak
  2. Sonuçları mevzuattaki 0,1 mg/m³ sınırıyla karşılaştırmak
  3. Sınır aşımı durumunda mühendislik kontrolleri ve KKD’yi devreye almak
  4. Çalışanların sağlık gözetimini düzenli aralıklarla sürdürmek

Serbest silis ölçümünü yaptırmak istiyorsanız, İSGÜM tarafından yetkilendirilmiş akredite laboratuvarlardan destek alabilir; toz ölçümü ve mesleki maruziyet danışmanlığı için uzman iş güvenliği firmalarıyla iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Serbest silis ölçümü ne sıklıkla yapılmalıdır?

Tozla Mücadele Yönetmeliği’ne göre risk değerlendirmesi sonucuna göre belirlenen periyodik aralıklarla yapılmalıdır. Kuvars içeren işyerlerinde çalışma koşullarında herhangi bir değişiklik olduğunda ölçümlerin tekrarlanması da zorunludur.

NIOSH 7602 ve MDHS101/2 yöntemleri arasındaki fark nedir?

NIOSH 7602 infrared (IR) spektroskopisini kullanırken MDHS101/2 X-ışını kırınımı (XRD) yöntemini esas alır. Her iki yöntem de İSGÜM tarafından kabul görmektedir; tercih genellikle numunenin içeriğine ve laboratuvar altyapısına göre yapılır.

Türkiye’de serbest silis için maruziyet sınır değeri nedir?

Tozla Mücadele Yönetmeliği kapsamında solunabilir kristal silika (kuvars) için mesleki maruziyet sınır değeri 0,1 mg/m³ olarak belirlenmiştir. Gelişmiş ülkeler bu sınırın 0,05 mg/m³’e çekilmesini önermektedir.

Hangi sektörler serbest silis ölçümü yaptırmak zorundadır?

Madencilik, taş ocağı işletmeciliği, seramik ve cam üretimi, çimento sektörü, döküm ve metal işleme, inşaat (beton kırma, kumlama) ile kot taşlama başta olmak üzere kuvars içeren toz oluşturan tüm sektörler bu yükümlülük kapsamındadır.

Serbest silis ölçümü akredite olmayan laboratuvarlarda yaptırılabilir mi?

Hayır. Türkiye mevzuatına göre işyerinde yapılacak denetimler için toz ölçümlerinin, Genel Müdürlükçe ön yeterlik veya yeterlik belgesi verilen laboratuvarlarca yapılması zorunludur. Akredite olmayan laboratuvar sonuçları yasal geçerlilik taşımaz.

https://www.instagram.com/lavinmuhendislik/

Bu sayfayı paylaşın: